pirayediyorlar
Nazım zannettim bir Piraye yolunda, Piraye oldum bir Nazım uğruna...

Affetmek

440
0
1
Affetmenin yüceliği dillere pelesenk olmuş, şairlerin kalemlerine kafiye, yazarların romanlarına en uzun paragraflar olmuş. Takvim sayfaları birer birer kopmuş ama bir şekilde genel olarak affetmenin yüceliğinden bahsedilmiş.

Öyle ki nereye bakarsanız bakın; affetmemek sanki kör bir leke gibi hissettiriyorlar. Affetmek yüce bir duygu diyerek kendilerini yüceltiyormuş hissi vermiyorlar mı? Ben affediyorum o zaman mükemmel bir insanım.

Affedilmeyi böylesine yüce ve matah bir yetenek gibi gösteren insanların daha çok hata yaptığını düşündünüz mü?

İnançlı birine göre affetmek eylemi yaratıcıya mahsus olur. Ben yaratıcı olmadığıma göre affetmek eylemi ya da adına her ne deniliyorsa beni aşar. Seni de aşar! Affetmek demek devamındaki hataların yolunu açmak demektir. Affetmek bir yücelik değildir. Karşındaki insana yeni bir hatanın yolunu açtım, deme şeklidir.

Bir de affeden insanların bu yaptıkları eylemi sizin gözünüze sokması durumu vardır. Seni affettim, çünkü sen hatalar yaparken ben kusursuz bir insanım demeye mi çalışıyorlar yoksa şimdi ben seni affediyorum ileride bir hata yaptığımda da sen beni affedeceksin mi demek istiyorlar? Adeta taktiksel bir oyun gibi değil mi?

Affediyorum ama ara sıra bunu senin yüzüne çarpan cümlelerime hazırlıklı ol.

Affediyorum ve ben yüce bir insanım.

Affediyorum ve ben çok iyi niyetli, kusursuz bir insanım. Sen ise hayatın boyunca hatalar yapacaksın ve her zaman karşındaki insandan affedilmeyi bekleyeceksin.

Affediyorum ama bu hatanı bir ömür boyu unutmayacağım.

Affettiğini söyleyen insanlar korkunç bir tiyatro oyunu gibi değil mi?

“Affetmeyeceğim. Affetmenin, ne büyük uyum isteği ve palavra olduğunu fark ettim,” diyen Umay Umay’ın haklılığı çok ortada değil mi?

Affetmeyin ve sizi affedecek olanlardan uzak durun. Onların affetme palavrasının altına girerek kendilerini yüceltmesine imkan vermeyin.

Bu paylaşımı beğendiniz mi?
...
Şikayet Et
Benzer Paylaşımlar
İyi Bir Baba Olmak İçin 9 Baba Gibi Öneri
Marvel Sevenler Buraya
Sinema dünyasının en iyilerinden ve en sevilenlerinden biridir Marvel filmleri. Örümcek Adam, Kaptan Amerika, Demir Adam, Karadul gibi pek çok karakterleriyle ve karakterlere göre oyuncu seçimleriyle Marvel filmleri gölümüzde taht kurdu. Anlatmakla bitiremeyeceğim Marvel dünyası görsel şenliğiyle ve karakter bolluğuyla gerçekten biz Marvel sevenleri büyülüyor. Mesela Demir Adam serisini izlemeye başlayan gördükleri karşısında şaşkına dönebilir veya Karadul karakterini Scarlett Johansson' nın canlandırdığını görenler daha en başından Marvel filmlerine aşık olabilir. :) Tabi ki Kahraman karakterleriyle bizi kendine bağımlı yapsa da Kötü karakterleriyle bizi sinirden deliye çevirebiliyor. Marvel yapımcılarına bazen içimden şunu söylüyorum" Loki karakteri gıcık ama bulduğunuz oyuncu daha da gıcık " diyerek Loki karakterini canlandıran Tom Hiddleston'u tebrik etmek istiyorum. Bir oyuncu seyirciyi gıcık ediyorsa veya sinirden deliye çeviriyorsa oyunculuğun hakkını veriyor demektir ve Tom Hiddleston gerçekten mükemmel şekilde başarıyor. Tabiki de en sevdiğim ve sinirli Türk erkeği olarak lakaplandırdığım Mark Ruffalo'un canlandırdığı Hulk karakterini es geçmeyeceğim :) Aslında iyi adam ama kendisini pek sinirlendirmemek lazım :) Velhasıl Kelam Kahramanların ve Kötülerin çarpıştığı uçsuz bucaksız Marvel dünyasını hatalarıyla ve güzellikleriyle sizlere tanıtmak için küçük bir başlangıç yaptım. Bundan sonraki yazılarımı karakterlere yönelik ve daha detaylı şekilde sizlere yansıtmaya çalışacağım :) Son olarak bu küçük başlangıcı komik bir Marvel sahnesiyle neşelendirmek isterim :) İyi seyirler.. :)
Kabak Vadisi
Merhaba Gezginler,Bu yazımızda gizli cennet Kabak Vadisinden bahsedeceğiz. Kabak Vadisi Muğla ilimize bağlı Fethiye bölgesinden yaklaşık 20 km uzaklıkta keşfedilmemiş bir bölgedir. Ölüdeniz' e de yaklaşık 16 km uzaklıktadır. En meşhur vadilerimizden biri olan Kelebekler Vadisi ise sadece 7 km uzaklıktadır.Vadiye en yakın havalimanı Fethiye de bulunan Dalaman Havalimanıdır. Buradan Havaş ile Fethiye Otogarı’na gelebilir (yaklaşık 45 dk) ve Carrefour’un önünden her 2 saatte bir kalkan Faralya – Kabak dolmuşlarını kullanabilirsiniz. Son durağa geldikten sonra ise ister vadinin servislerini kullanarak isterseniz Likya Yolu'ndan boyalı taşlar eşliğinde yürüyerek vadiye inebilirsiniz. Fethiye bölgesinden taksi ile de yaklaşık 50 TL lik bir ücret ile vadiye gelebilirsiniz. Size kalmanız için Kabak Avalon Bungalows' u kesinlikle tavsiye ederim. Yabancı bir çiftin işlettiği bu otel Kabak Vadisinin en konforlu konaklama alanlarından biri. Tabi siz kamp yapmak isterseniz o başka :)Aşağıdaki gibi bir manzara ile güne başlayabilirsinizSonsuzluk havuzunun keyfini sürebilirsiniz.Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi otel koyun üzerindeki tepede yer alıyor. Otelden koya yürümek 15 dk sürüyor. İnerken göreceğiniz manzara ise muhteşem.Sabah kahvaltısında bu muhteşem manzara gerçekten de iştah açıyor :)Akşamları etrafta hiçbir ışık bulunmadığından yıldızları çok çok net görebilirsiniz.Kabak Koyu berrak ve sakin denizi ile huzuru bulabileceğiniz bir yer. Ancak denizi ve sahili biraz taşlı. Kum severler için baştan uyaralım :)Bir sonraki yazımızda buluşmak dileği ile...
Doğum Günümden
Büyümek insanoğlu için hayata ben burdayım demenin bir başka yolu. Ve insan büyürken anlıyor yaşamın en ücra köşelerindeki her ayrıntıyı, sahip olduğu ve olamayacağı durumların onun üzerindeki katkısını. Çocukluğun 17 yaşında bittiğini hiç farkettiniz mi mesala ? Peki ya 18 yaşın aslında karar verme yılı olduğunu anladınız mı? Yaşlar ve yıllar ne kadar büyürseniz o kadar toz altında kalmış bir kitap gibi hatıraya dönüşüyor. Artık 19 yaşıma adım atmış bir üniversite öğrencisiyim. 18 nasıl benim için geçmişe veda ettiğim bir yıl olmuş olsada 19 da bambaşka yeni ufuklara yol alacağım bir yol olacak. 18 de aldığım kararların, hedeflerimin, hayallerimin gerçekleşme yılı 19. yaş yılım olacak. Yeni bir şehir, yeni insanlar, yeni bir okul, yeni bir başlangıç ve sadece ben. Yeniden doğuş gibi adeta bu çok eşsiz bir hediye ve umut dolu. Yazmam gereken onlarca anı beni bekliyor şuanda. Geride kalanlar değilde herşeye rağmen yanımda olan insanların varlığına kucak açmamın sevinci. Bol pastırmalı bol mantılı bir yıl olsun bu doğum günüm. Ve her zamanki gibi herkese çok teşekkür ederim. Öncelikle her verdiğim kararın arkasında duran aileme, herşeye rağmen yanımda olan dostlarıma, beni bu kadar güçlü bir kadın yapan hayatın sürpriz imtihanlarına, kalbimi dolduran herşeyin sevgi olmadığını öğreten ama daima aklımda küçük bir adam olarak kalacak maziye .. Gökyüzüne, kuşlara, yazmama vesilen herşeye ama herşeye. Ve en çok da sana teşekkür ederim Rabb'im. Büyük yanlışlar yapmaktan beni daima koruduğun için. Bana daima bir şekilde doğruyu gösterdiğin için teşekkür ederim. Bu yıl fedakarlık ve şefkat duygularını hissedeceğim bir yıl olsun. Ve son olarak iyiki doğdum çünkü bu dünyada herkesin bir görevi var. Sanırım benimkide insanların kalplerine dokunmak kim olursa olsun herkesin derdini dinleyen biri oldum. Tanıdığım veya tanımadığım .. eğer derdi olan biri bana ulaşmışsa benim ona bir iyiliğim dokunacağından diye düşündüm. Tamam belki herkese iyiliğim dokunmadı ama zararım dokunan herkesin de mutlu olduğunu biliyorum. Evet demek ne kadar doğal bir kavramsa HAYIR demekte o kadar doğal bir kavram. Başında çobanın olduğu sürüde var olmaktansa kurt olun kuzu avlayın. Seviyorum sizi ❤
Bir Söz
AŞK AŞIĞI ALİM EDER DE AŞIK BUNUN FARKINA DAHİ VARAMAZ
Beni Biraz Anlasaydın
SAUDADE | Aynı anda mutluluğu ve mutsuzluğu yaşamak gibiydi seni sevmek. Yağmur yağarken güneşin açması gibiydi. Acıtsan bile, acıtan sensin diye, hep affetmeye hazır vaziyette beklerdim. Gönlümü bir kere bile almadın. Kendi krıklarımı toplayıp onarmak hep bana düştü. Sırf sen huzursuz olma diye yansıtmak bile istemedim bazen kırıldığımı. Seni kaybetmekten o kadar korktum ki. Sanki her suskunlukta gidecekmişin gibi hissettim. Her suskunluğu, haklı olsam bile, sırf benden kopup da gitme diye bozdum. Hayatımın en zor zamanlarında sen benim yanımda olmayı reddettin. Ben o zamanlarda bile senin yanında olmak için çabaladım. Kendi derdimi bir kenara bırakıp seninle ilgilendim. Çok sevdim, çok değer verdim. Sevmemekle, değer vermemekle suçladın. Çok fedakarlık yaptım. Kendimden önce hep sevdiklerimi düşündüm. Kalpsizlikle, vicdansızlıkla, insafsızlıkla suçladın. Çok anlatmaya çalıştım kendimi, anlaşılmaya çalıştım. Başaramadım. Şimdi biliyorum ki, bir daha konuşmayacağız. Onca fedakarlığın, çabanın uçup gitmesi ne kadar acı olsa da, en acısı beni hiç anlamayışındı. Beni biraz anlasaydın, şu dünyadan buruk göçecektim. Şimdi kırık dökük gidiyorum. Bu dünyadan sana kırgın ayrılacağım.
Yorumlar (0)
Gönder